Sağlıklı yemek pahalıdır diye bir inanç var ama bu çoğu zaman paketli, ithal ve moda ürünlere bakılarak söylenir. Oysa ninelerimizin mutfağı hem ucuz hem de besleyiciydi; bulgur, mercimek, yoğurt, yumurta ve mevsim sebzesiyle koca bir hane doyurulurdu. Ekonomik beslenme, kısıtlanmak değil, eldekini akıllıca kullanmak demektir. Biraz hesap, biraz plan ve biraz da eski usul tutumlulukla mutfak masrafı hem azalır hem de sofranın besin değeri artar.
Bütçeyi Ay Başında Bölmek
Maaş yattığı gün mutfak için ayrılacak payı belirlemek, ayın sonunu rahat getirmenin ilk şartıdır. Bu payın bir kısmını bakliyat, un, bulgur, yağ gibi uzun ömürlü temel ürünlere, bir kısmını haftalık taze alışverişe, küçük bir kısmını da beklenmedik misafir ya da eksik için kenara ayırmak işinizi kolaylaştırır. Temel ürünleri ay başında toplu almak hem fiyat avantajı sağlar hem de ay ortasında markete gidip gereksiz şeylerle dönme ihtimalini azaltır. Haftalık payı ise dört eşit parçaya bölüp her hafta o sınırı aşmamaya çalışmak, harcamayı gözle görülür hale getirir.
Kuru Baklagil ve Tahılın Gücü
Nohut, kuru fasulye, yeşil ve kırmızı mercimek, barbunya ile bulgur, ekonomik bir mutfağın direkleridir. Baklagiller bitkisel protein ve lif açısından zengindir, tahılla aynı öğünde yenildiğinde protein kalitesi de yükselir; bu yüzden fasulyenin yanına bulgur pilavı koymak hem gelenek hem de akıllıca bir eşleşmedir. Etin her gün sofraya girmesi gerekmez, haftada birkaç gün etli yemek, diğer günler baklagil ve yumurtayla protein ihtiyacı karşılanabilir. Çorum’da kilerinde nohut ve leblebi eksik olmayan bir evin bu konuda zaten yarı yolu aştığını söylemek yanlış olmaz.
Mevsiminde Almak, Kışa Saklamak
Sakla samanı gelir zamanı sözü mutfak için de geçerlidir. Domates, biber, patlıcan, fasulye tam mevsiminde, pazarın bol ve ucuz olduğu günlerde alındığında hem lezzetli hem de hesaplı olur. Bu dönemde salça yapmak, biberi kurutmak, fasulyeyi haşlayıp dondurmak, turşu kurmak kışın market rafına olan bağımlılığı azaltır. Kış aylarında ise lahana, pırasa, havuç, kereviz ve ıspanak gibi mevsim ürünlerine yönelmek, seradan gelen pahalı sebzelere göre çok daha tutumludur. Meyvede de aynı mantık geçerlidir; kışın elma ve narenciye, yazın kavun ve karpuz.
Artan Yemeği Değerlendirmek
Bir tencere yemeğin son iki kaşığı çöpe gidiyorsa, ay sonunda biriken kayıp hiç de az değildir. Artan pilav ertesi gün sebzeyle kavrulup yeni bir yemeğe dönüşebilir, bayatlayan ekmek fırında kurutulup çorbaya ya da salataya katılabilir, sebze kabukları ve sapları suyla kaynatılıp çorba suyu yapılabilir. Yemeği pişirirken aile sayısına göre ölçülü yapmak, fazlasını hemen küçük kaplara ayırıp dondurmak da israfı önler. Buzdolabının önüne önce tüketilmesi gerekenleri koymak, basit ama işe yarayan bir alışkanlıktır.
Pahalı Ürünlere Kapılmamak
Süper gıda diye pazarlanan pek çok ürünün yerini yerel ve ucuz bir alternatif rahatlıkla tutabilir. Pahalı tohumların yerine keten tohumu ya da bir avuç ceviz, ithal tahıllar yerine bulgur ve yulaf, hazır protein barları yerine leblebi ve kuru üzüm aynı ihtiyacı görür. Paketli ve işlenmiş atıştırmalıklar hem bütçeyi hem de sağlığı zorlar; ev yapımı ayran, haşlanmış yumurta, mevsim meyvesi çok daha hesaplıdır. Kısacası ekonomik beslenmenin sırrı, reklama değil kilere bakmaktır.
Kişisel bir plan için Çorum online diyetisyen sayfasındaki genel bilgilere de göz atabilirsiniz.