Her akşam aynı soruyla karşılaşmak yorucudur: bugün ne pişirsem? Bu sorunun cevabını haftanın başında bir kere vermek, hem zihni rahatlatır hem de mutfak masrafını düzene sokar. Haftalık menü, evde yemek pişiren herkesin elinde tutabileceği en basit ama en etkili araçlardan biridir. Kâğıda yazılmış birkaç satır, gereksiz alışverişi, son dakika dışarıdan yemek siparişini ve dengesiz öğünleri büyük ölçüde azaltır.
Pazar Akşamı Yapılan Küçük Toplantı
Menüyü tek başına hazırlamak yerine hafta sonu ailece on beş dakikalık bir sohbet yapmak işi kolaylaştırır. Kimin hangi gün geç geleceği, hangi akşam misafir beklendiği, çocukların okulda hangi gün beslenme çantası götüreceği konuşulur. Ardından buzdolabında ve kilerde ne kaldığına bakılır, önce onları tüketecek yemekler yazılır. Herkesin sevdiği bir yemeğe haftada en az bir kez yer vermek, menüye uyulmasını da kolaylaştırır. Bu sohbetin sonunda ortaya çıkan liste, aynı zamanda alışveriş listesinin de taslağı olur.
Ana Yemekleri Döngüye Sokmak
Haftayı dengeli kurmanın pratik bir yolu, günlere bir tema vermektir. Örneğin bir gün kuru baklagil, bir gün tavuk, bir gün sebze yemeği, bir gün balık ya da kırmızı et, bir gün de hamur işi ya da mantı günü olabilir. Böylece hem protein kaynakları çeşitlenir hem de aynı besine fazla yüklenilmez. Çorum evlerinde sevilen hingal ya da yufkalı yemekler için haftada bir gün ayırmak, geleneği korurken ölçüyü de kaçırmamayı sağlar. Her ana yemeğin yanına bir salata, cacık ya da çorba eklemek de sofrayı tamamlar.
Kahvaltı ve Ara Öğünleri Sabitlemek
Kahvaltı ve ara öğünler için her gün yeni bir şey düşünmek gerekmez. Haftada üç dört farklı kahvaltı düzeni belirleyip bunları döndürmek yeterlidir; bir gün haşlanmış yumurta ve peynir, bir gün menemen, bir gün yulaf lapası gibi. Ara öğünlerde de meyve, bir avuç leblebi, yoğurt ya da ayran gibi kolay seçenekler sabitlenebilir. Bu düzen sabahları zaman kazandırır, markette ne alınacağını netleştirir ve gün içinde gelişigüzel atıştırmayı azaltır. Rutin olan şey sürdürülür, her gün değişen şey ise çoğu zaman yarım kalır.
Bir Kere Pişir, İki Gün Ye
Çalışan biri için haftanın her akşamı sıfırdan yemek yapmak kolay değildir. Bu yüzden menüye bazı yemekleri iki günlük pişirmek akıllıca olur. Bir tencere kuru fasulye ya da etli nohut ikinci gün de lezzetini korur; haşlanmış tavuk bir gün sebzeyle, ertesi gün salata ya da pilav içinde değerlendirilebilir. Bulgur ve mercimek gibi temel malzemeleri önceden haşlayıp dolapta saklamak da akşam hazırlığını yarıya indirir. Bu yöntem enerji ve zamandan da tasarruf sağlar, ocak daha az yanar, bulaşık daha az birikir.
Menüye Esneklik Payı Bırakmak
Plan yapmak harika ama hayat her zaman plana uymaz. Bu yüzden haftanın bir gününü serbest bırakmak, artan yemekleri değerlendirme ya da beklenmedik durumlar için yedek gün olarak kullanmak mantıklıdır. Menüde yazan yemek o gün yapılamadıysa iki günün yerini değiştirmek yeterlidir, bütün planı çöpe atmaya gerek yoktur. Dondurucuda hazır bir porsiyon çorba ya da köfte bulundurmak, yorgun akşamlarda dışarıdan sipariş verme isteğini önleyen küçük bir sigortadır.